neden

İhtiyacımız olan ve dünyanın ihtiyacı olan şifayı içimizde taşırız. Ne var ki bu şifa, en son bakacağımız yerde, en derinde en yaralı noktamızda saklıdır ki bu hazineyi ancak vakti geldiğinde, hazır olduğumuzda alın terimizle bulup çıkaralım! Ancak onu anlayabilecek, taşıyabilecek ve armağan edebileceğimiz olgunluğa geldigimizde bu hazineye bizi ulaştıracak yol belirir yavaş yavaş önümüzde. Gizeme doğru bir yolculuğa çıkarız sonra, perde perde aralanır her adımda. Zihinden kalbe, kalpten ruha, ruhtan bedene eşsiz bir yolculuk...Bireyden bütüne, ayrılıktan birliğe kendi özümüzü kaybetmeden yapılan bir aidiyet yolculuğu...

Bu yolculukta en çok ihtiyaç duyduğumuz desteklerden biri, bize ve yolculuğumuza yargısız ve müdahelesiz tanıklık edebilecek bir topluluk ve ruhumuzdan gelen çağrıya ifade alanı açabileceğimiz, kendi gerçeğimizi ve deneyimimizi tüm şeffaflığıyla paylaşabileceğimiz güvenli bir alandır. Böyle bir tanıklık deneyimi kendimizle bağlantımızı güçlendirir, duygu ve ihtiyaçlarımızı farkedip ifade edebilmemizi kolaylaştırır ki bu da kendi özümüzün rehberliğinde, kendi gerçeğimizi yaşamamızı destekler.

Toplumsal kalıplar ve kültürel koşullandırmalar sonucu erkeklerin bu tür alanlara erişimlerinin ve kendi iç dünyalarını şeffaflıkla ve duygusal boyutta keşiflerinin yeterince erişilebilir olmadığını söylemek mümkün. Halbuki tam da bu zamanda, kendi özüyle temasta, duygularının ve ihtiyaçlarının farkında, kendi armağanlarını keşfeden ve bunları cesaretle hayata sunabilen kadın ve erkeklere ihtiyacımız var dünyada. Hızla değişen ve dönüşen bir dünyanın ihtiyaçlarına bütüncül ve sürdürülebilir yanıtlar üretebilen, dönüşüme açık yaratıcı insanlara. İletişimlerinde, ilişkilerinde ve yaratımlarında doğrunun ve yanlışın ötesine geçebilen ve güçlerini biraraya getirerek hayatın hizmetinde işbirliği yapabilen kadın ve erkeklere.

Bu bahsi geçen türde sağlıklı, güçlü ve yaratıcı ilişkiler için ise kadın ve erkeğin kendi coğrafyalarında, hemcinsleriyle oluşturacakları güven çemberlerinde çalışmaları gereken konular, şifalandırmaları gereken yaralar, anlamlandırmaları gereken eril/dişil dinamikler var. Ne de olsa binlerce yıldır süre gelen ve bizi pek çok konuda esir etmiş, kadını kadınlığından, erkeği erkekliğinden çıkarmış bir sistemin çöküşü ve bu sistemin ister istemez içselleştirdiğimiz koşullandırmalarından ve nesiller boyu üzerimize birikmiş yüklerinden arınma sürecindeyiz. 

Bu çalışmayı yapmaktaki niyetim, yıllardır içinde bulunduğum ve kolaylaştırıcılığını da yaptığım kadın çemberlerinden ve karma çemberlerden öğrendiğim derin dinleme ve şahitlik pratiğini, çemberin insanı derinden dönüştüren ve şifalandıran gücünü erkek gruplarına armağan etmek ve hayat yolculuklarında eril özden gelecek rehberliğe ve bilgeliğe kendilerini çemberde dayanışarak açabilecekleri güvenli bir alanı tutmak.

Bu çalışma özellikle kendi hayatlarında erkek dayanışmasını ve eril bilgeliği kolektif deneyimlemek isteyen erkekler için hazırlandı. Eğitime katılımınızı takiben kendi erkek çemberinizi başlatabilecek, bu konuda eğitimi birlikte aldığınız erkeklerden destek alabileceksiniz. 2 gün sürecek eğitim/inzivada hem yavaşlayıp özümüzle ve şifalı gücümüzle bağlantı kuracağız, hem de uygulamalı olarak bir çemberin döngülerini öğreneceğiz. 

içerik

  • Çember pratiği nedir, nasıl başlanır, nasıl uygulanır?
  • Çember adabı
  • ‘Presence’, alan tutmak, şahitlik, derin dinleme pratikleri
  • Armağan çemberi
  • Doğa keşifleri
  • Meditasyon
  • Müzik ve dans
  • Seremoni

Etkinlik açılış: 7 Ekim 2016 Cuma, 20:00
Etkinlik kapanış: 9 Ekim 2016 Pazar, 17:00

Katılımcılardan etkinliğin tamamına katılmaları beklenir.
7 Ekim'de akşam yemeği öncesi etkinlik mekanında olmanızı öneriyoruz.

ETKİNLİK MEKANI: HİNDİBA DOĞA EVİ

Yedigöller yolu üzerinde yer alan Hindiba Doğa Evi, içinden küçük bir derenin geçtiği, yörenin her mevsimde kendine özgü bir peyzaj sunduğu zengin bitki örtüsünü barındıran bahçesiyle, alternatif ve sakin bir tatil geçirmek isteyenler için ideal bir yaşam alanı. Doğa dostu ve sürdürülebilir bir ortam sağlamayı amaçlayan, ve bu amaca katkıda bulunan projelere ve çeşitli alanlarda gerçekleştirilen kişisel gelişim, beden, farkındalık, sanat, hobi, vb. organizasyonlara ev sahipliği yapan butik bir konuk evi.

Bilgi için: www.hindibadogaevi.com

DİKKAT: Tüm katılımcılarımız çadırda konaklayacaklardır. Bu, etkinliğin katılım koşullarından biri, Eğer bu şekilde katılımınızı alıkoyacak herhangi bir fiziksel rahatsızlığınız varsa lütfen bizi bilgilendirin. Kendi çadırınızı getirmenizi rica ediyoruz. Çadırınız yoksa ve hiç bir şekilde temin edemiyorsanız size yardımcı olabiliriz. 

Etkinliğe katılım bedeli 300 TL + konaklama 180 TL
Destek ya da ödeme kolaylığı ihtiyacınızı başvuru formunda belirtebilirsiniz. 

Katılım 20 kişiyle sınırlıdır. 

Başvuru için lütfen formu doldurun:
https://goo.gl/forms/rGl8SH5Vy1uMlVrp1



KOLAYLAŞTIRICI: FİLİZ TELEK

Filiz Telek yaklaşık 15 senedir gruplarla kolektif bilinç ve ortak akıl süreçleri üzerine çalışıyor. Kişisel farkındalık yolculuğuna çıktığından beri öğrendiklerini ve keşfettiklerini yazarak, fotoğraflayarak, kolektif öğrenme süreçleri tasarlayıp kolaylaştırarak paylaşan Filiz, bir yandan da yaşamın kutsallığını ve güzelliğini, her an ruhumuzdan yansıyan olasılıkların varlığını bize hatırlatan yaratıcı ifadelerin üretiminden keyif alıyor. 2010 yılında çıktığı kişisel şifa yolculuğunda temas ettiği dişi özünün rehberliğinde, 2013 yılında vizyonerliğini yaptığı ‘Kadınlar Şifadır’ (Women are Medicine) çemberinin tohumlarını ekti ve dünyanın farklı yerlerindeki kızkardeşleriyle birlikte bu tohumları filizlendirmeye devam ediyor. Halen, kadın çemberlerinin yanı sıra kadın erkek ilişkilerini şifalandıracak kadın-erkek çemberlerinin ve çalışmalarının hazırlıklarını yapıyor.