Hayat bizimle sürekli konuşuyor ama günlük yaşamın koşuşturmacası içinde bunu her zaman fark edemeyebiliyoruz ya da fark etmeye korkuyoruz.
Ya her kalp atışmızda, her nefes alışımızda özümüze biraz daha yaklaşmamız için verilen bir davetse hayat? 
ev'e gel...ev'e dön...ev'i hatırla. 

Misafirhane

Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini. 
Karanlık düşünce, utanç ve garez, 
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri. 

Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin. 
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi. 


Mevlana
 

İnsan kısmı bir misafirhane, 
Her sabah yeni birisi gelir. 

Bir sevinc, bir bunalım, bir zalimlik, 
Aniden farkına varmak birşeyin, 
Hepsi beklenmedik misafir. 

Hepsini karşılayıp eyle! 
Evini vahşetle süpürüp, 
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse. 

Her geleni alnının akıyla misafir et. 

 

"Minnettar ol her gelene, kim gelirse gelsin. Çünkü bunların her birisi öte taraftan bir kılavuz olarak gönderildi."

Hayat yolculuğumuzda her kim ya da ne gelirse gelsin gönül evimize, merak ve şefkatle tanıklık edildiğinde bizimle rehberlik ve armağanlarını paylaşacaktır. 
Ya bizi zorlayan duygu, koşul ve hallerle savaşmak yerine onlarla ilişkilenme yolunu seçersek? Mevcut olanı, hayatın kutsal bir besin olarak masamıza koyduğu herşeyi şikayet, suçlama ve direnç yerine koşulsuz ve önyargısız bir şekilde karşılamayı ve kucaklamayı başarabilsek, neler keşfeder, neler öğrenirdik ve hayatımız nasıl dönüşürdü? Ve içimizde mevcut olan şikayet, suçlama ve direnç ise kendimize bunlarla nasıl tanıklık edebiliriz? 

Labirent, çember, meditasyon, yazı ve hareket gibi çeşitli pratiklerle anda olanı fark etmeyi, hayatlarımızda dikkatimizi çekmeye çalışan tüm 'armağanlara' şefkatle ifade ve oluş alanı açmayı araştıracağımız bu inzivada niyetimiz hayatın gizemi ve bilinmeyenin rehberliğinde, bütün insan olma yolculuğunda özümüze biraz daha yaklaşmak. Her koşulda ve durumda, kendimi seçmek, kendimle durmak, kendimi terk etmeden kendimle kalmak, 'kendimi şefkatle kucaklayarak' ve anda olanla barışarak ev'e dönüşü deneyimlemek...Kendimize ve birbirimize "tamir etme" kaygısı olmadan tanıklık etmek ve hayatın bize fısıldadıklarını derinden dinlemek. 

Doğrunun ve yanlışın, umudun ve çaresizliğin, bilinen kalıpların ve tanımlanmış yolların ötesinde,
anın içindeki yaşam gücü, bilgelik ve sevgiyle bir olmak için. 


Labirent & Çember

"Labirent bir yürüme meditasyonu, bir dua şekli ve psişe ile ruhun buluştuğu arketipik bir tasarımdır. Dışarıdan merkeze doğru giden tek bir yoldan oluşur. Labirent düyanın pek çok kültüründe bulunan kadim bir modeldir.
Yaklaşık 5000 sene öncesinde varolduğu bilinmektedir."
Veriditas websayfasından alıntı yapılmıştır.
Kişi, bir dua, niyet ya da soruyla labirente girer ve farkındalıkla merkeze doğru yürür, sonra merkezden geri gelir. Bu süreçte, dua, niyeti ya da sorusuyla ilgili içgörüler ve rehberlik gelebilir. 
Labirent, insanlığın gizem ile bağlantı kurduğu en kadim pratiklerden biridir. 

Çember, binlerce yıldır insanların önemli konularda kalplerindekini samimi ve güvenli bir alanda paylaşmak için kullandıkları bir ritüeldir. Çember adabı ile iletişildiğinde, en hassas ve çatışmalı konularda bile açılımlar yaşanır, bireyler en derin yaralarını, özlemlerini ve hayallerini paylaşarak ve birbirlerine tanıklık ederek şifa bulurlar, birlik bilincini ve ortak aklı deneyimlerler. 


İnziva Mekanı:
Karakaya Retreat

Karakaya ekolojik olarak inşa edilmiş, geleneksel taş evlerden oluşan ve meditasyon, dans ve yoga’dan permakültür’e kadar çeşitli çalışmalara olanak tanıyan kırsal alanda yerleşik bir inziva merkezi. Türkiye’nin göz alıcı Ege kıyısında bulunan Bodrum’un yakınlarındaki Gümüşlük beldesinin sarp tepelerinde konumlanmış olan Karakaya Retreat, günlük kurslar, atölyeler ve seanslara katılma imkanını sunuyor.
Konaklama opsiyonları için lütfen Karakaya Retreat'in websitesinde konaklama başlığının altındaki opsiyonlara bakın ve seçiminizi başvuru formunda belirtin: 
http://karakayaretreat.com/


Kolaylaştırıcı: Filiz Telek

Filiz Telek yaklaşık 15 senedir gruplarla kolektif bilinç ve ortak akıl süreçleri üzerine çalışıyor. Kişisel farkındalık yolculuğuna çıktığından beri öğrendiklerini ve keşfettiklerini yazarak, fotoğraflayarak, kolektif öğrenme süreçleri tasarlayıp kolaylaştırarak paylaşan Filiz, bir yandan da yaşamın kutsallığını ve güzelliğini, her an ruhumuzdan yansıyan olasılıkların varlığını bize hatırlatan yaratıcı ifadelerin üretiminden keyif alıyor.

2010 yılında çıktığı kişisel şifa yolculuğunda temas ettiği dişi özünün rehberliğinde, 2013 yılında vizyonerliğini yaptığı ‘Kadınlar Şifadır’ (Women are Medicine) çemberinin tohumlarını ekti ve dünyanın farklı yerlerindeki kızkardeşleriyle birlikte bu tohumları filizlendirmeye devam ediyor.

Halen, kadın çemberlerinin yanı sıra kadın erkek ilişkilerini şifalandıracak kadın-erkek çemberlerinin ve çalışmalarının hazırlıklarını yapıyor. 


Katılım

Etkinlik açılış: 18 Kasım 2016 Cuma, 20:00
Etkinlik kapanış: 20 Kasım 2016 Pazar, 17:00
Katılımcılardan etkinliğin tamamına katılmaları beklenir.

Etkinliğe katılım bedeli 350 TL + 2 günlük konaklama (konaklama opsiyonları için Etkinlik Mekanı bölümüne bakın lütfen)

Başvuru ve sorularınız için filizatbaraka@gmail.com adresine yazabilirsiniz.


Labirent nedir? (İngilizce)