KIRMIZI ÇADIR
Bir KADINLAR ŞİFADIR İnzivası
23-26 Mayıs 2019
Karakaya Retreat, Bodrum

img_975795.jpg

Vahşi Güç Duası

“Yaşam döngülerinin, yaşamlarımızın sessiz düzenleyicileri olarak saygıyla karşılandığı ve yeryüzü ve üzerindeki her şey için derin bir hürmet taşıyan bir toplum hayal edin. Ve menstrüal döngülerin bu büyük düzenin kalp atışı olarak idrak edildiğini ve en önemlisi biz insanlar için yaşamın kutsal kaynağı olarak onurlandırıldığını hayal edin.

Hayal edin, menstrüal döngülerin gücü ve çok kapsamlı bilgisinin olağan olduğunu ve tüm kadınların, içlerindeki bu deneyimin doğruluğunu derinden hissettiklerini. Menstrüal döngünün, bir kadının spiritüel pratiği olarak saygı gördüğü bir dünya düşünün. Genç kızların menstrüal döngülerin onay gördüğü bu dünyada büyüdüklerini hayal edin.

Menapozun, kadının tekamül yolculuğunda, topluluğuna ve dünyaya hizmet ettiği, hayati ve güçlü bir role doğru attığı doğal ve sağlıklı bir adım olarak görüldüğü bir dünya hayal edin. Bir kadının, akıllı, bilge, otoriter ve güzel bir yaşlı kadın olarak saygıyla karşılanacağını bildiğini hayal edin.

Menstüral döngümüze güvenebilelim ve bu vahşi güç, bize yeniden öz-otoritemizi kazandırsın. Menstrüasyon enerjisinin ve ilahi dişi'nin yeryüzünde kanalları olma hakkımızı, onurumuzu ve otoritemizi hatırlayalım ve bunu kutlayalım.”

~ Sjanie Hugo Wurlitzer and Alexandra Pope, Red School'un Kurucuları

Aslında bu dua her şeyi anlatıyor.

Yaşamın doğası döngüsellik. Doğum-ölüm-yeniden doğum örüntüsünü her yerde görüyoruz. Bunu göz önüne almayan ve onurlandırmayan kültürler kendilerini ve yeryüzünü yıkıma uğratmaya devam ediyorlar.

Bu döngüselliği idrak edip onurlandırabileceğimiz en yakın yer kendi kadın bedenimiz. Kadın bedeni, bu doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsünü her ay menstrüasyon olarak yaşıyor. Fizyolojik olarak bir mucizeyi ağırlamanın ötesinde, ruhumuzun tapınağı bedenimiz yaşamın gizemiyle de buluşturuyor bizi, ve birbirimizle. Kadim kültürlerde kadınların ay döngülerinin yaşam kurgusunun içinde hep özel bir yeri olmuş ve menstrüasyon döneminde kadınlar birbirini destekleyebilsinler diye özel alanlarda birlikte olmayı tercih etmişler. Anita Diamant, “Kırmızı Çadır” isimli kitabında Hristiyanlığın ilk zamanlarında kadınların kanamak ve doğum yapmak için bir araya geldikleri bir alan olarak tarif ediyor Kırmızı Çadır’ı. Kuzey Amerika kabilelerinde, kadınlar kanarken Büyük Ruh’la ve görünmeyen alemle bağlantıda olduklarına inanılır ve kendi seremonilerini yaşamak için ay çadırında dua ederlerdi. Bu süreçte kadınlardan rutin işlerini yapmaları beklenmezdi.

Kadının, kendi öz-otoritesi ve gücüyle ilişkisi, direk olarak bedeniyle ilişkisiyle alakalı. Bedenini tanıyan, seven ve sezgileriyle bağlantıda bir kadın, yaşamı daha bilgelikle, cesaretle ve yaratıcılıkla kucaklayabilir. Bu sebeple, kadının kendi döngüsel doğasını bilmesi ve onurlandırması, gücünü eline alma ve özgürleşme yolculuğunda atacağı en önemli adımlardan biri.

Davetini verdiğim ve bugün artık dünya çapında bir harekete dönüşmüş olan Kırmızı Çadır, kadınların güvenli ve kutsal bir alanda bir araya gelip kadınlıklarıyla ilgili paylaşabilecekleri, öğrenebilecekleri, dua edebilecekleri, yaratıcılıklarını keşfedebilecekleri ve en önemlisi kendi beden ve kadınlıklarıyla barışabilecekleri, menstrüal döngülerini ve rahimlerini onurlandırabilecekleri bir alan…

img_5872.jpg

Bu inzivada neler deneyimleyeceğiz?

~ Yavaşlamak, çemberin şahitliğinde ve yeryüzünün rehberliğinde içe dönmek; kendimizle, birbirimizle ve yaşamla derin bağlantı kurmak; dinlenmek...

~ Dişi enerjinin tezahürü duyusallığımızı - dokunma, estetik, yaratıcılık, dans, müzik aracılığıyla - ve mistisizmi deneyimlemeye izin verebileceğimiz bir alan açmak

~ Menstrüal döngü farkındalığı - kadınlar için döngüsel yaşam pratikleri (menapoz da bu döngüye dahil)

~ Kendi menstrüasyon hikayemizle barışmak, bu hikayeyi onurlandırmak ve şifalandırmak

~ Beden, rahim ve menstrüal döngü farkındalığı ve bilgeliğini aktive edecek pratikler

~ Erosun yaratıcılıkla ifadesi

~ Çember, hareket meditasyonu ve dans, ses şifası, ritüeller, yeryüzü şifası

Kırmızı Çadır, çemberin ve her birimizin bilgeliğinden ve armağanlarından besleneceğimiz bir deneyim ve keşif alanı.

Peki, NE DEĞİL?

Her ne kadar bazı pratik bilgiler paylaşacak olsak da bir eğitim DEĞİL..
Ve yine kişisel ve kolektif şifa potansiyeli olmakla birlikte bir grup terapisi DEĞİL.
Menstrüasyon, cinsellik ve rahimle ilgili fizyolojik problemlerin çözümünün bulunacağı, bu tür soruların yanıtlanacağı bir kurs DEĞİL.

*** Rahmi olmayan ve menapozda olan kadınlar da katılabilir.

KOLAYLAŞTIRICI: Filiz Telek

Filiz, 17 senedir gruplarla kolektif bilinç ve ortak akıl süreçleri üzerine çalışıyor. Kişisel farkındalık yolculuğuna çıktığından beri öğrendiklerini ve keşfettiklerini yazarak, fotoğraflayarak, kolektif öğrenme süreçleri tasarlayıp kolaylaştırarak paylaşan Filiz, bir yandan da yaşamın kutsallığını ve güzelliğini, her an ruhumuzdan yansıyan olasılıkların varlığını bize hatırlatan yaratıcı ifadelerin üretiminden keyif alıyor. 2010 yılında çıktığı kişisel şifa yolculuğunda temas ettiği dişi özünün rehberliğinde, 2013 yılında vizyonerliğini yaptığı ‘Kadınlar Şifadır’ (Women are Medicine) çemberinin tohumlarını ekti ve dünyanın farklı yerlerindeki kızkardeşleriyle birlikte bu tohumları filizlendirmeye devam ediyor.

TARİH: 23-26 MAYIS 2019
İnziva, 23 Mayıs Perşembe 20:00’de başlayacak ve 26 Mayıs Pazar 16:00’da bitecektir.

23 Mayıs 19:00’da akşam yemeğimiz olacak. Milas-Bodrum Havaalanı ile Karakaya arası yaklaşık 60 km ve hangi araçla ulaşım sağlayacağınıza bağlı olarak yol, 1 ila 2,5 saat arası sürebilir. Seyahat planlarınızı bunları göz önüne alarak yapmanızı rica ediyorum.

MEKAN: KARAKAYA RETREAT

Bodrum’un en güzel ve görkemli yerlerinden biri olan Karakaya köyünde bulunan Karakaya Retreat, grup çalışmaları için tasarlanmış güzel alanlarıyla, lezzetli yemekleriyle ve nefis doğası ile çok iyi ağırlıyor misafirlerini.

Konaklama opsiyonları ve ücretleri için lütfen bu linki inceleyin: http://karakayaretreat.com/konaklama

BAŞVURU FORMU:

İnziva için önerilen katkı payı 500 TL. (konaklama ücreti dahil değil)
Ön ödeme: 250 TL
Geri kalanı Mayıs’ta inzivada ya da Haziran ayında ödenebilir.

Böyle bir alana katılma çağrısını yürekten duyan herkesin erişimi olmasını önemli buluyorum. Bu sebeple, katılmak istiyorsanız ve önerilen katkı payı ve diğer masraflar sizi ekonomik olarak zorluyorsa, katılımınızın nasıl mümkün olabileceğini sizinle araştırmaya hazırım.

Öncesinde şu soruları değerlendirmenizi rica ediyorum:

1. Bu inzivaya katılmak gerçekten çok istediğim ve önceliğim olan bir şey mi?
Bu benim için neden önemli?
Kendim için bu yatırımı yapmaya razı mıyım?

2. Maddi kaynağımı başka bir yere akıtıyor ya da bekletiyor ama buraya akıtmaktan çekiniyor muyum? Evetse, neden öyle?

3. Alacağım armağanı onurlandırabilmek için öncelikle aktive edebilceğim başka öz-kaynaklarım var mı? Ailem, eşim, dostlarım, topluluğumdan destek isteyebilir miyim?

Bu soruları samimi bir şekilde değerlendirip, yine de destek ihtiyacınızı sadece benim karşılayabileceğime karar verirseniz bana yazabilirsiniz: filizatbaraka@gmail.com